0216 463 04 25

 

HİZMETLERİMİZ

 
 

diş ağrisi Randevu

 

 Aktif Ziyaretçi
 Bugün Ziyaretçi Sayısı 24 
 Toplam Ziyaretçi Sayısı 10116 

Ağız ve Diş Sağlığı
Dişlerin yapı maddesi nedir?
Diş mine, dentin, sement ve pulpadan (diş özü) oluşur.
 
mine: vücuttaki en sert maddedir. dişi en dıştan koruyucu bir katman olarak çevreler. AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞIiçinde sinir hücreleri olmadığı için duyarlı değildir. % 97’si kalsiyum tuzlarından oluşur. Diş minesi altıgen “apatit” kristalleri şeklinde düzenlenmiştir. Minenin yapısına giren kalsiyum tuzları, organik diş maketi üzerinde yavaş yavaş çökelerek birikir ve kristalleşir. Bu birikme, ana rahminde iken başlar. Anne, gebelik süresince bazı ilaçlar alırsa veya çocuk mine teşekkülü sırasında bir hastalık geçirirse mine birikimi aksaklığa uğrayabilir. 0 zaman dişler sarı, gri veya kahverengi olur. Bazen de eksik (hipoplazik) teşekkül eder.
 
dentin: minenin altındaki tabakadır. yetişkin bir insan dişinin %75'ini oluşturur. kemikle aynı yoğunluğa sahip olmasına rağmen ısıya ve dokunmaya duyarlıdır. gerektiğinde içerdiği tamir hücreleri ile yeniden dentin dokusu oluşturabilirler. Dişin asıl kitlesini dentin (fildişi) tabakası oluşturur. Dentin, taç kısmında mine; kök kısmında da sement ile örtülüdür. Dentin canlı bir yapıdır ve % 70’i mineral tuzları; % 20si organik madde ve % 10’u da sudan oluşur. Dentinde çok sayıda kanalcık içerir. Bu kanalcıkların içi diş özü sınırındaki dentin yapıcı hücrelerin uzantıları olan iplikçiklerle doludur. Dentin yapan hücrelere “Odontoblast” denir. Dentin kanalcıklarının milimetre karede sayıları 10.000’e. yaklaşır. Diş, dolgu veya kaplama yapılmak için oyulur veya küçültülürse bu kanalcıklar açığa çıkar ve o zaman soğuk, sıcak, tatlı ve ekşiden ağrı duyulur.
 
 
pulpa (diş özü): dişin orta kısmına ve burada bulunan yumuşak dokuya verilen addır. kökün ucuna kadar devam eder. bu kısımda kan damarları yer alır ve bu damarlar sayesinde diş enfeksiyondan korunur ve daima aktif halde kalır. aynı zamanda pulpada aşırı duyarlı sinir hücreleri bulunur ve bu hücreler sayesinde sıcak, soğuk ve basınç gibi duyular hissedilir. “Pulpa” adı da verilen diş özü, dentin tarafından oluşturulan bir odacık içinde yerleşen kılcal atar ve toplar damarlar; duyu sinirleri ve bütün bu yapıları koruyan bir destek dokusundan oluşur. Diş özünün dış çevresi dentin yapıcı hücrelerle (odontoblast) kuşatılmıştır. Bu hücreler, çürük ve diğer zararlı etkenlere karşı, dişi koruyan kale muhafızlarına benzer. Her hangi bir nedenle oluşan çürüğe karşı dentin yapıcı hücreler üstün gelirlerse bu hücreler diş özü kalesini dentinle sıvarlar; yenik düşerlerse diş özü açılır ve iltihaplanır. Bu etkinlik genç insanların diş özünde daha yoğundur.
 
AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞIAğız Boşluğu 
   Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (Ağız), çıkış kapısı ise yutağa açılan, tepesinde küçük dil sallanan darlıktır. Ağız boşluğunun yüzeyi sümüksel bir gömlekle kaplanmıştır.
 
Dişlerin görevi yiyecek maddelerini kesmek, parçalamak, ezmek ve öğütmektir. Dişlerin konuşmada da büyük rolleri vardır. Bir diş kök, kron ve boyuncuk olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Diş kronunun üzeri diş minesi adı verilen çok sert bir maddeyle kaplıdır. Diş boyuncuğu ile kökü de mineye göre daha sarımsı renkli ve kemiğe benzer bir dokuyla kaplıdır. Bu örtü sement tabakası adını alır. Mine ve sement tabakalarının altında dişin esas yapısını oluşturan dentin tabakası , dişin kron bölümünde içinde damar ve sinirlerin bulunduğu ve diş özü adı verilen bir yapının yer aldığı diş boşluğu, diş köklerinin ortasında çok ince bir diş kökü kanalı vardır. Kan damarları ve sinirler, kök uçlarında bulunan diş ucu deliğinden girerek diş boşluğuna ulaşırlar. Dişler köpek dişleri, azı dişleri ve kesiciler olmak üzere üç türdür. Azı dişleri de büyük ve küçük azı dişleri olarak iki tiptir. İnsanın ağzında alt ve üstçenede 16şar olmak üzere 32 adet diş vardır. Üst ve altçenelerdeki dişler de sağlı sollu 8er adettir. Çocuk doğduktan 6-7 ay sonra dişleri çıkmaya başlar ve iki yaşına kadar dişlenme tamamlanır. Sütdişi adı verilen bu dişler geçicidir ve 20 tanedir. Çocuklar bu dişleri çoğunlukla yedi yaşına kadar taşırlar ve yedi yaşından itibaren bu dişler kök uçlarında bulunan asıl diş taslaklarının oluşmasıyla itilir ve atılır. Sütdişlerinin dökülmesi genellikle 11 yaşına doğru tamamlanır. Dökülme sırasında dökülen dişlerin yerine hem 20 diş, hem de bunlara ek olarak her çenede 4er tane fazla diş çıkar. Böylece 11-18 yaşlarındaki bir çocuğun dişlerinin sayısı 28i bulur. Genel olarak 20 ya da daha sonraki yaşlarda alt ve üstçenenin en sonlarındaki akıldişi adı verilen 4 azıdişi daha çıkar ve böylece insan ağzındaki dişlerinin sayısı 32yi bulur.
 
Dil, üzeri epitel dokuyla kaplı, kastan yapılmış ve ağız boşluğunda ön bölümü serbest olan tat alma organıdır. Dilin ucu, kenarları ve arka bölümleri tada karşı en duyarlı olan bölgelerdir. Dilin üst yüzeyi ipliksi memecikler adı verilen birçok kabarcıklarla örtülmüştür. İpliksi memecikler arasında şapkalı mantar görünümünde olan mantarsı tat memecikleri, dilin dip tarafında ise 8-12 daha büyükçe çanaksı tat memecikleri bulunmaktadır. İpliksi memecikler dokunum, mantarsı memecikler tat duyusu görevini yaparlar. Çanaksı tat memecikleri ise, en önemli tat alma yapıları olan çok küçük ve AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞIyuvarlak tat keseciklerini taşırlar. Tat keseciklerinin uçlarında tat duyusu hücreleriyle destek hücreleri yer almıştır. Tat hücreleri sinirlerle beyine bağlantılıdır. Tat hücrelerinde olan uyartı sinirlerle beyine ulaşır ve orada tat duyusu halinde algılanır.
 
Tükürük, yapısındaki pityalin enzimi aracılığıyla nişastayı şeker ve suya yıkarak maltoza (arpa şekeri) dönüştüren bir salgıdır. Tükürük, kulak, çene ve dilaltı tükürük bezleri tarafından salgılanır. Tükürük salgısı bu bezlerin kanalları ile ağız boşluğuna verilir. Tükürük bezlerinin en büyüğü olan parotis (kulak altı tükürük bezi) salgısını, son ikinci azıdişin karşısına açılan küçük bir kanalla ağız boşluğuna verir. Çene ve dilaltı tükürük bezlerinin salgıları ise küçük kanallarla dil altına dökülür. Tükürük salgısı, ağız içi ve yemek borusunun iç yüzeylerini kayganlaştırıp yutmayı kolaylaştırır.
 
Yutma, yutkunma hareketiyle oluşan bir işlemdir. Yutma sırasında soluk alışverişi durur, genzin yutağa açılan bölümü yumuşak damak tarafından kapanır. Gırtlak yutma sırasında yukarı kalkar ve gırtlak üzerinde bulunan gırtlak kapağı dilin köküne dayanır. Kapağın bu şekilde ileri itilmesi sonucu soluk borusuna giden gırtlak yolu kapanmış olur.
 
 
 

AYRINTILI BİLGİ İÇİN LÜTFEN HEKİMİNİZE BAŞVURUNUZ!

AĞIZ KANSERLERİ

 

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

 

  Sizin İsminiz
  Arkadaşınızın Maili 

 
Yeni Sayfa 1

Anket
Sitemizi Nasıl Buldunuz
Beklentimi karşılamadı
Eksikleri var
Beklentimi karşıladı
Mükemmel

 
 

© HİPOKRAT
Bu sitenin içeriği, kullanıcıyı sağlık amaçlı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Site içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

 

  Copyright © 2010- 2011.Hipokrat Ağız Diş KBB Sağlık Hiz. Ltd. Şirketi    

Şemsettin Günaltay Caddesi, Yayla Apartmanı N0.87/9 Ayşekadın, Suadiye, Kadıköy
Telefon: 0216 463 04 25    Tel/Faks: 0216 380 48 95  
info@dis-agrisi.com